Yenileyici Tıp


Son yıllarda yenileyici (rejeneratif) tıp birçok alanda kullanılmaktadır. Tıbbın bu dalı ile normal fonksiyonunu yitirmiş hücre ya da dokuların ve hatta organların yenilenmesi ile tekrar fonksiyonel hale gelmesi mümkün olmaktadır. Yenileyici tıp tabiri ilk kez 1992 yılında Leland Kaiser tarafından yazılan makalede kullanılmıştır. Bu alanda özellikle tercih edilen biyolojik materyaller kişinin kendisinden elde edilen yenileyici hücreler ve kök hücrelerdir. Bu yöntemin tercih edilmesinde tedavi süresince ve sonrasında diğer tedavilere oranla daha az yan etkiye sahip olması büyük önem taşımaktadır. Şu anda tip 1 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve hatta merkezi sinir sistemini etkileyen hastalıkların tedavilerinde bile yenileyici tıptan yavaş yavaş faydalanılmaya başlanmıştır.

Ayrıca yenileyici tıbbın imkanlarını kullanarak kişinin yaşam kalitesini arttırmaya yönelik tedaviler ve kullanım alanları da mümkündür. Kişinin kendi vücudundan elde edilen yenileştirici hücreleri kullanarak, diyabetik ayak yarası, yüzde yağ atrofisi, yanık gibi sorunlara en az komplikasyonla çözüm getirmesi bu tedavi yöntemini uygulanabilir kılmaktadır. Bunun yanı sıra bu hücreler cildi ve yaşlanmış bölgeleri yenilemeye imkan sağladığı için kozmetik alanında da tercih edilmektedir. Bu tedavinin işlem süreci 3 aşamada gerçekleşir. Öncelikle kişinin kendinden biyopsi ya da liposuction yöntemiyle yağ dokuları alınır. Bu dokulardan elde edilen yenileyici hücreler çeşitli işlemlerden geçirilerek rafine edilir ve konsantre hale getirilir. Yenileyici hücreler tek başına ya da doğal kokteyller kullanılarak hastanın ihtiyacına göre uygun bölgelere enjekte edilir.

REJENERATİF TIP VE KÖK HÜCRE

Rejeneratif (yenileyici) tıp hastanın kendi dokularından elde edilen yenileştirici hücreleri kullanarak, geleneksel yöntemlerle tedavisi mümkün olmayan tıbbi ve estetik sorunlara çözüm getiriyor.

Rejeneratif (yenileyici) tıp bütün branşlarla birlikte çalışarak tıbbın klasik tedavilerle cevap veremediği birçok soruna kalıcı çözüm getiriyor. Sağlıksız, fonksiyonunu yitirmiş hücreleri ve dokuları, biyolojik ürünler kullanılarak yenileyen rejeneratif tıp, bu uygulamaları yaparken yasal ve bilimsel prosedürlerle tanımlanmış uygulamalar kullanmaktadır

REJENERATİF TIP UYGULAMALARI

  • Periferik dolaşım yetmezliği tedavileri,
  • Diyabetik ayak tedavisi,
  • (Kronik) spinal kord kesileri,
  • Kıkırdak, kemik doku rejenerasyon uygulamaları,
  • Plastik cerrahi uygulamaları (estetik ve rekonstruktif )
  • MS, koroner arter hastalığı, diyabet gibi hastalıklarda klinik çalışma

ORTOPEDİDE BİYOLOJİK TEDAVİLER

  • Kıkırdak problemlerinde uygulamalar
  • Tendon ve kas yaralanmalarında uygulamalar
  • Eklem dejenerasyonlarında uygulamalar
  • Omurga sorunlarında uygulamalar
  • Sporcu yaralanmalarında acil uygulamalar

REJENERATİF TIP UYGULAMALARI:

DİYABETİK AYAK YARALARI

Diyabet hastalarının % 25’inde görülen bir diyabetik ayak yaralarının % 8’inde parmak ya da ayak kesilmesi ile sonuçlanabiliyor. Açık yaraya ve etrafındaki dokuya enjekte edilen yenileyici hücreler sayesinde o bölgede yeniden kan dolaşımı sağlanabilir ve diyabetik ayak yarasının tedavisi mümkün hale gelebilir.

YANIK

Ağır yanık plastik cerrahinin karşılaştığı en zor durumlardan biridir. Hastalar iyileştikten sonra vücutlarında çok ciddi kalıcı izler oluşabilmektedir. Rejeneratif tıp kronik yanık dokularının yerine hastanın sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlamak için yenileyici hücre uygulamaları yapıyor.

İSKEMİK EKSTREMİTE PROBLEMLERİ

Kişinin kendisinden elde edilen yenileyici hücreler birçok hastalığın yanı sıra damar tıkanıklıklarında da tedavi olanağı sağlıyor. Bu hastalıkta medikal olarak ilaç ya da yüksek basınçlı tedaviler uygulanıyor. Cerrahi müdahalede ise son çare olarak amputasyon (damar tıkanıklığı olan bölgenin kesilmesi) ya da sempatektomi (sempatik sinirlerin kesilmesi) işlemi uygulanabiliyor. Ancak bu yöntemler yerine yenileyici hücre uygulamaları yaranın kapanması ve dolaşımın yeniden sağlanması için yeni ve etkili bir yöntem olarak ortaya çıkmaktadır.

KOLOREKTAL FİSTÜLÜN BİYOLOJİK TEDAVİSİ

Kolorektal fistüller; anüs etrafında, kalın bağırsak ve deri arasında oluşan açıklıklardır. İlerleyen vakalarda iltihaplanmalara ve dışkı benzeri akıntılara yol açabilir. Bu hastalığın tedavi sonrası en büyük sorunlardan biri nüksetme problemidir. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalara göre yenileyici hücreler kullanılarak yapılan tedavilerde nüksetme oranı diğer tedavilere göre çok daha düşüktür. Özellikle ilerlemiş vakalarda kök hücre ile tedavi daha umut verici bir tedavi yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan tedavilerde tek seferde %70’i geçen başarı oranları verilmektedir.

KIKIRDAK VE DEJENERATİF EKLEM HASTALIKLARI

Eklemlerdeki kıkırdak lezyonları gerek travmatik yaralanmalar gerekse dejeneratif hastalıklar sonrasında oluşmaktadır. Kıkırdak vücut tarafından yenilenemiyor. Bu nedenle bugün için kıkırdağın tedavisinde biyolojik yaklaşımlar bir alternatif olarak ortaya çıkıyor. Bunlar sırasıyla PRP gibi kandan hücrelerin ve büyüme hormonlarının ayrıştırılması olduğu gibi kemik iliğinden ve sinovyumdan alınan dokulardan oluşturulan konsantre hücre (% 1-3 kök hücre) uygulamaları ile yapılıyor. Ayrıca kök hücre kültür uygulamaları da çalışmalar tamamlandığında rutin olarak kullanılabilecek. Sonuçta tedavi edilemeyen kıkırdak problemlerinde hücre tedavisi ile başarılı sonuçlar alınması mümkün oluyor.

ESTETİK

Kişinin kendisinden elde edilen yenileyici hücreler kozmetik alanında da kullanılabiliyor. Bu hücreler cildi ve yaşlanmış bölgeleri yenilemeye olanak sağlar. Bu tedavinin işlem süreci 3 aşamada gerçekleşir. Öncelikle kişinin kendinden biyopsi ya da liposuction yöntemiyle yağ dokuları alınır. Bu dokulardan elde edilen yenileyici hücreler çeşitli işlemlerden geçirilerek rafine edilir ve konsantre hale getirilir. Yenileyici hücreler tek başına ya da doğal kokteyller kullanılarak hastanın ihtiyacına göre uygun bölgelere enjekte edilir.

YÜZ VE VÜCUT DOLGUSU (ANTI-AGING)

İmplant gibi doğal olmayan ürünlerle yapılan dolgularda, dolgunun vücut tarafından %70’e varan geri emilimi söz konusu olmaktadır. Ancak kişinin kendi vücudundan alınan yenileyici hücrelerin kullanımıyla yapılan dolgular ile bu sorun en aza indirgenerek yapaylıktan uzak ve daha kalıcı bir genç görüntüye ulaşılmaktadır. Dolayısıyla sürekli tekrarlanan operasyonlar yerine bir defa yapılan enjeksiyonlar yeterli olmaktadır.

YARA VE CİLTTEKİ İZLERİN TEDAVİSİ

Kişinin kendi vücudundan elde edilen yenileyici hücreler vücut ve yüzdeki yaraların, izlerin tedavisinde kullanılmaktadır ve sonrasında alerjik reaksiyon görülme riski düşüktür. Uygulanan tedavi sonrası deforme olan bölge kaybettiği doğal yapısına tekrar kavuşabilmektedir.

MEME ESTETİĞİ VE REKONSTRÜKSİYONU

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerin başında geliyor. Genelde hastanın meme, meme altındaki kanserli doku ve lenf bezlerinin alınmasıyla sonuçlanan süreçte, bugün artık yenileyici hücreler kullanılarak meme rekonstrüksiyonu işlemi yapılmaktadır. Bunun yanı sıra meme estetiğinde de hücre uygulama sonuçları yüz güldürücü ve son yıllarda yaygın olarak kullanılmaktadır.